RAMAZAN (ŞEKER) BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Bayramlar, Milli ve Dini Duyguların, İnançların, Örf ve Adetlerin Uygulanıp Sergilendiği, bir Toplumda Millet Olma Şuurunun Şekillendiği, Kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, Sevgi Dolu ve Huzurlu Nice Bayramlar Geçirmek Dileğiyle,

RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!
                                             GEPOSB Yönetim Kurulu

 

Şeker Bayramı

Müslümanlar 30 gün süren oruçtan sonra yeme-içme rahatlığını bayram yaparak yaşayacak.

Ramazan Bayramı ile ilgili olarak Müslümanların kitabı Kuran-ı Kerim'de bir açıklama yoktur.

Kuran-ı Kerim'de "bayram" ifadesi sadece bir surenin bir ayetinde bir kelime olarak yer alır. "Maide" suresinin 114 numaralı ayetinde: "Meryem oğlu İsa, 'Allahım! Rabbimiz! Bize ve bizden sonra geleceklere bayram ve Sen'den bir delil olarak bir sofra indir. Bizi rızıklandır. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın' dedi" ifadesi vardır.

Din bilginleri bu anlatımın "İsa'nın son yemek sofrasıyla ilgili bir anlatım" olduğu şeklinde yorum yaparlar.

Ramazan ve Kurban bayramlarıyla ilgili düzenlemeler "hadisler"e dayanır. Hadislerde nakledildiğine göre, Hazreti Muhammed, Mekke'den Medine'ye hicret ettiğinde Medine'de yaşayan İran asıllıların "Nevruz" ve "Mihrican" kutlamalarından etkilenmiştir. Bu folklorik kutlamaların İslam cemaatinde "ümmetin tevhidi"ne ters düşeceğini görerek, Ramazan ve Kurban kutlamalarının bu kutlamaların yerini almasını buyurmuştur.

Bu bayram halkın bayramıdır

Osmanlı döneminde bayram merasim ve şenliklerinin bir kanun ile tanzimi Fatih Sultan Mehmet Han'ın eseridir.

Osmanlı dönemindeki bayramları nakleden belgelerde, sadece saraydaki kutlamalarla saraya bağlı askeri ve mülki erkânın ve de saray çevresindeki zengin sınıfın merasim ve şenlikleri anlatılır. Halkın bayramından genelde söz edilmez.

Açık anlatımıyla Osmanlı döneminde bayramlar belli bir çizginin üzerinde yaşayanların, varlıklıların bayramı olarak benimsenmiş, bu üst ve üstün grubun, fakirleri, güçsüzleri hatırlama, onlara gıda ve para yardımı yapma vesilesi olarak değerlendirilmiştir.

Zamanla sarayın, varlıklı askeri ve mülki çevre ile saraya bağlı zengin çevrenin dağılması, bayram kutlamalarının halka yayılmasını sağlamıştır.

Zenginin "her gün bayram" ettiği günümüzde, dini bayramlar "halkın bayramı"dır... En fakir evlere kadar dini bayramlar günümüzde bir anlam ifade eder.

Bayramı "yaşayınız"

Ramazan ayından sonraki üç bayram gününün "Şeker Bayramı" olarak adlandırılması da Osmanlı döneminde "âdet" olmuştur.

Sarayın, ramazanın on beşinden sonra askerlere tepsi tepsi baklava göndermesi, oruç sonunda insanların tatlı yemesi, oruç dönemi tamamlandıktan sonraki kutlamalarda insanlara şeker ikram edilmesi, çocukların bayram harçlığını alır almaz şekercilere koşması nedeniyle bu bayram "Şeker Bayramı" olarak anılmaya başlanmıştır.

Sayın Müslüman kardeşlerim. Bayramın coşkusunu hissedebilmek için bayramın "vecibeleri"ni unutmayınız. Önce kinden, nefretten arınınız. Dargınlıklara, kırılganlıklara son vermek için bu bayram vesile olsun. Ölmüşlerinizi, hayattaki büyüklerinizi hatırlayınız.

Çevrenizde sizden ilgi bekleyenleri maddi ve manevi ilginizle sevindiriniz. Güçsüzlere yardım ediniz. Bütün bunları gösteriş için değil, duyarak, hissederek yaparsanız, işte o zaman "bayramı yaşamış olursunuz".

Bu içeriği paylaşın

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Çerezler sizin telefon numaranız, e-posta adresiniz gibi kişisel verilerinizi toplamamaktadır. Ayarlarınızı değiştirmeden devam etmeniz bu çerezleri almaktan memnun olduğunuz şekilde değerlendirilecektir. Çerezleri nasıl kullandığımız ile ilgili detaylı bilgi için lütfen Kişisel verilerin korunmasını okuyunuz.