BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Bayrama başlamadan şu “Şeker Bayramı” konusuna bir açıklık getirmek için birkaç söz edeceğiz şimdi sizlerle...

Büyüklerimizi anlamak bazen çok zor olur. Durup dururken ya da yıllar yıllar içinde, her şeyi ansızın birbirine karıştırırlar. Mesela, bayram şekerinin ağızdan ağıza dolaşıp kulaktan kulağa çoğalmasıyla; Şeker Bayramı oluverdiğini görürsünüz. Yoksa, bizim ülkemizde şekercilerin, özel şekerler yaptıkları ve eğlendikleri bir şeker bayramları henüz ilan edilmedi. Yine de şekercilerin en güzel şekerleri Ramazan bayramlarında yaptığını hepimiz biliyoruz. Hatta, Ramazan’a özel akide şekerleri, güllaç tatlıları, demirhindi şerbetleri ve hamur işi poğaçalar, simitler her zaman sofralarımızda en güzel yerleri kapmışlardır.Büyüklerimizi anlamak bazen çok zor olur. Durup dururken ya da yıllar yıllar içinde, her şeyi ansızın birbirine karıştırırlar. Mesela, bayram şekerinin ağızdan ağıza dolaşıp kulaktan kulağa çoğalmasıyla; Şeker Bayramı oluverdiğini görürsünüz. Yoksa, bizim ülkemizde şekercilerin, özel şekerler yaptıkları ve eğlendikleri bir şeker bayramları henüz ilan edilmedi. Yine de şekercilerin en güzel şekerleri Ramazan bayramlarında yaptığını hepimiz biliyoruz. Hatta, Ramazan’a özel akide şekerleri, güllaç tatlıları, demirhindi şerbetleri ve hamur işi poğaçalar, simitler her zaman sofralarımızda en güzel yerleri kapmışlardır.

Eskiden Ramazan aylarında büyüklerimiz daha bir heyecanla oruç tutar ve daha bir sevinçle bayram yaparlarmış. Şimdi dünyanın işi, telaşı onları meşgul ediyor. Hem akılları da o kadar karışık ki, yüzyıllardır İstanbul’un şekercisi olarak anılan ve bilinen Hacı Bekir Efendi’nin şeker dükkanlarına uğrayıp akide şekerleri almayı bile akıl edemiyorlar. Laf aramızda kalsın, şu bayram şekerinin mucidi de sanırım Ali Muhiddin Hacı Bekir Efendi. Çünkü bu şekerci dükkânlarının ilki, 200 yıl önce bir şeker ustası olan Hacı Bekir tarafından İstanbul’da açılmış. Hacı Bekir, aslen Kastamonuluymuş ve küçük yaşta İstanbul’a gelerek bir şekerci dükkânında mesleğe başlamış. Yaptığı şekerler o kadar beğenilmiş, o kadar beğenilmiş ki; Osmanlı sarayında her türlü şekerlemecilik yapıldığı halde, dönemin padişahı II. Mahmut tarafından ödüllendirilerek sarayın “şekercibaşı” unvanını almış. Hacı Bekir Usta, şeker yapımında her zaman yeni yöntemler denemiş ve yeni tatlar elde etmiş. Onun için diyorum ya şu “bayram şekeri”nin de mucidi muhakkak Ali Muhiddin Hacı Bekir Efendi olmalı.

Ya ‘Şeker Bayramı’nın mucidi? İşte bu sorunun cevabını da şöyle verebiliriz: Eskiden büyüklerimiz, Ramazan bayramlarında birbirlerine sorarlarmış: “Bayram günleriniz nasıl geçiyor azizim?” diye. Bu sorunun cevabı da genellikle “Şeker gibi geçiyor azizim.” olurmuş. Gel zaman git zaman büyüklerimiz, “Şeker gibi bayram bu bayram.” deyip dururken, Ramazan Bayramı için “şeker gibi bayram” anlamında “Şeker Bayramı” da demeye başlamışlar.

İşte Ramazan Bayramı’na neden Şeker Bayramı da denildiğini öğrendiniz. Tercih sizlere kalıyor. İster Ramazan Bayramı deyin, isterse Şeker Bayramı. Nasılsa bir ay boyunca tuttuğumuz oruçlar için bize hediye edilen bu bayramın güzelliğinden hiçbir şey eksilmeyecek.

Şimdiden büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpüyor ve iyi bayramlar diliyoruz: İyi bayramlar çocuklar! İyi bayramlar ülkemizin yoksul insanları! İyi bayramlar, bayram şekerleri yaparak bayramlarımızı güzelleştiren şekerciler! İyi bayramlar, bayramı çocuklara bayram gibi yaşatan bütün güzel insanlar!

Bu içeriği paylaşın

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Çerezler sizin telefon numaranız, e-posta adresiniz gibi kişisel verilerinizi toplamamaktadır. Ayarlarınızı değiştirmeden devam etmeniz bu çerezleri almaktan memnun olduğunuz şekilde değerlendirilecektir. Çerezleri nasıl kullandığımız ile ilgili detaylı bilgi için lütfen Kişisel verilerin korunmasını okuyunuz.