Ana Sayfa > HABERLER > Ankara Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkanından Anlamlı Hediye…

HABERLER

 

Ankara Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkanından Anlamlı Hediye…

Ankara Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkanı ve OSBDER Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Hüseyin Kutsi TUNCAY ve Anişmak Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Dicle TUNCAY'ın Gebze Plastikçiler OSB'yi ziyaretinde, GEPOSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman ERKAN ve Bölge Müdürü Güher TÜRKER tarafından ağırlandı.

Doğa ve sanayiyi OSB içinde buluşturan, azimli ve yenilikçi bir ruh ile, üretim ve eğitim taarruzu gerçekleştiren, yatırım seferberliği başlatan, Çanakkale Savaşlarında şehit olan 1764 asker anısına 1764 badem ağacını bölgesinde yetiştiren, badem satışından elde edilen gelirle burs veren, birçok üretim ve sosyal sorumluluk projesini hayata geçirerek, geleceğin üretim tarzına örnek olan Anadolu OSB’nin Değerli Başkanı tarafından Bölge Müdürü Güher Türker’e Hikmet Çetinkaya fırçasından çıkan "Gelincik” tablosu hediye edildi. Hediye için teşekkür eden Güher TÜRKER odasının en güzel yerinde sergileyeceğini söyleyerek memnuniyetini dile getirdi.

OSBDER Yönetim Kurulu Başkanlığı döneminde Bölge Müdürü Güher TÜRKER ile bir çok projeyi birlikte hayata geçiren Hüseyin Kutsi TUNCAY; Gelincik Adam olarak dünyaya ün salmış olan ressamımız Hikmet ÇETİNKAYA’nın tablosunu özellikle seçtiğini belirterek "gelincik”in;unutulmaması gereken önemli yaşanmışlıkları, vefa ve hatırlanmayı simgelediğini belirtti.

Uzun yıllara dayanan dostlukları ile samimi bir ortamda gerçekleşen ziyaretten çok mutluluk duyduğunu belirten GEPOSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Erkan ile manevi değeri çok yüksek olan gelincik eseri karşısında son derece duygulandığını belirten Türker, nezaketinden dolayı Anadolu OSB Başkanı Tuncay’a ve Anişmak Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Dicle Tuncay’aşükranlarını iletti.

Neden Gelincik

Gelinciğin Dünya üzerinde birçok anlamlı ifadesi vardır. Her toplumun yaşanmışlığına göre yorumlanmış, fakat hiç kuşkusuz ki ortak anlamı unutmama, hatırlama.. Bizler için değerli, unutamadığımız, unutulmaması gereken önemli yaşanmışlıkların simgesi olmuş gelincik. Örneğin Kanada’da her yıl 9 Kasımda başlayan ve bir hafta süren anma törenlerinde unutmamanın simgesidir gelincik.. Her Kanadalı yakasına bir gelincik takarak, hatırladığı anıların önünde saygıyla eğilir. Bununla da kalmamışlar, benim büyük boy 8 eserimin de kabul edildiği Ottowa’da müze kurmuşlar. Ülkenin en büyük ve prestijli müzelerinden olan War Museum’un simgesi de gelincik. Kırmızı gelincik…

Hiç düşündünüz mü?
Acaba Türkiye’de gelincik ne anlama geliyor? Neyin simgesidir?
Bizde gelincik gerçek anlamını bulamadı gibi gözüküyor. Aslında öyle değil. Yeryüzünde belki de en yoğun anlamı bizde, Türkiye’de…

Bilirmisiniz?
Türkiye’de en güzel gelincik, en parlak, en kırmızı gelincik nerede büyür?. Hemen söyleyeyim.. Çanakkale’de… Neden mi?
Yağmur yağdıktan sonra geride kalan taş, toprak ve insan kemikleri… Çanakkale’de o kadar çok insan ölmüştür ki, Türk’ü, Avustralya’lısı, İngiliz’i, Fransız’ı…. Mehmet’i, John’ı, Edward’ı, Peter’i …
.Atatürk’ün 1934 yılındaki anzak kutlamaları için gönderdiği vurucu mesajın içindeki bir cümle şu şekildedir:

"Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar! Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana koyun koyunasınız.

Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim de evlatlarımız olmuşlardır.”

Mehmet Akif, Çanakkale’de ölen şehitlerimiz için yazdığı şiirde,

"Bu, taşındır” diyerek Kâbe’yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana..
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana….

Diyerek olayın ne kadar büyük ve önemli olduğunu vurguluyor. Çanakkale Savaşı, Türkiye’nin kaderini değiştiren, var olma savaşıdır. Metrekareye 6 bin merminin düştüğü 250 bin şehidin ve binlerce yaralının olduğu bir savaştır, Çanakkale’de ölen insanların kanlarıyla sulanmış gelincikler, narin, nazlı, hüzünlü gelincikler….

Kan Çiçekleri der Gelibolulular gelinciğe. Bahar gelmeye görsün, her yanı kırmızılar basar buralarda. Gelibolulular çok sever gelincikleri. Çünkü derler ki, "Açan her bir gelincik, kan çiçeğidir. Şehit askerlerimizin her biri gelincik olmuş, sert rüzgârlara direnir de gitmez toprağından.

Topraklar kana bulanmış gül bitermi hiç, biten kan çiçekleri..

Topraktan mı sürmüş sürmüş
Candan mı kopmuş
Açar yediveren kan çiçekleri.
Türkü mü şiir mi, ağıt mı yoksa açar yediveren kan çiçekleri

Japonlara göre ise gelinciğin felsefesi daha da değişiktir…
Gelincik için şöyle derler; ’Gelincik insan ömrü gibidir. Dünü vardır. Yaşamıştır. Bugünü vardır. Yaşıyordur. Ama yarını belli değildir’ Yarını yoktur. Her şey bugün, içinde bulunduğumuz an dır. Nefes almanın, bir şeyi yiyebilmenin, yürüyebilmenin, görebilmenin, huzurlu bir uykudan sonra heyecanla uyanabilmenin keyfini yaşamalıyız. Çünkü bunun yarını yok, yarın böyle olmayabilir. Her şeyin olduğu gibi bazı şeylerinde sonu vardır. Son yediğimiz yemek, son giydiğimiz giysi, son kez baktığımız insan, kim dersiniz.. Bu sonlar gelmeden, içinde bulunduğumuz yaşamımızdaki sahip olduğumuz zenginliklerin farkına varalım.. Biz her nedense, bir organımızı, sevdiğimiz kişiyi, bir eşyamızı kaybedince onun değerini anlıyoruz. Önemli olan ona sahip iken değerini, kıymetini bilebilmektir..
Aysel Gürel yazmış, Sezen Aksu söylemiş.. "Son Bakış” diye…

Bir söz bitişi gibi son buldu sevişler
Bir yaz güneşi gibi eritir hep bu terk edişler.

Gelincik değer bilmektir, kadir kıymet bilmektir. Unutmamaktır, Sevmektir, Hatırlamaktır. Gelincik yürek saflığı, yürek temizliğidir. Güzel görmektir.. Gelincik yaşadığımız anın kıymetini, değerini bilmektir..

Benim Gelinciğe Borcum Var….

HİKMET ÇETİNKAYA